Şema Terapi İle Tekrarlayan İlişki Kalıplarını Kırmak
- 5 gün önce
- 2 dakikada okunur
İlişkilerinizde benzer döngülerin tekrar ettiğini hissettiğiniz oldu mu? Farklı insanlarla partnerlik veya dostluk kursanız dahi kendinizi sık sık "yetersiz", "anlaşılmamış" ya da "terk edilmek üzere" hissettiğiniz bir sahnenin içinde bulabilirsiniz.
Mantığınız size aksini söylese de duygusal düzeyde kaçamadığınız bu örüntüler, tesadüf değildir. Klinik psikolojide bu durum, erken çocukluk ve ergenlik dönemlerinde temelleri atılan zihinsel ve duygusal şemalarımızla açıklanır.
Şema Terapi Nedir?
Jeffrey E. Young tarafından geliştirilen Şema Terapi, geleneksel Bilişsel Davranışçı Terapi’nin (BDT) kuramsal altyapısını; bağlanma kuramı, Psikoanalitik/Psikodinamik yaklaşım ve Gestalt terapisinin derinliğiyle birleştiren entegratif bir terapi ekolüdür.
Şemalar; erken çocukluk yaşantılarımızda karşılanmamış temel psikolojik ihtiyaçlarımızın (güvenli bağlanma, özerklik, ifade özgürlüğü, gerçekçi sınırlar) sonucunda şekillenen; dünyayı, diğer insanları ve kendimizi algılama biçimimizi belirleyen kemikleşmiş zihinsel kalıplardır.
Bir kez oluştuktan sonra, yetişkinlikte ilişkilerimizi bu zihinsel gözlüklerin arkasından okumaya başlarız.
İlişkileri Şekillendiren Temel Şemalar ve Günlük Hayata Yansımaları
Erken dönem uyum bozucu şemalar yetişkinlik ilişkilerinde belirleyici rol oynar. Özellikle ilişki kalıplarını en çok etkileyen üç temel şema öne çıkar:
1. Terk Edilme / İstikrarsızlık Şeması
Klinik Altyapı: Çocuklukta bakım veren kişilerin fiziksel veya duygusal olarak erişilmez olması, tutarsız sevgi gösterisi ya da kayıplar sonucunda gelişir.
Günlük Hayattaki Yansıması: Kişi, partnerinin anlık bir uzaklaşmasını ya da meşguliyetini bile "benden ayrılacak" şeklinde yorumlar. İlişkide aşırı kıskançlık, sürekli onay arayışı, yapışıcı tutumlar veya tam aksine kırılmaktan korktuğu için kimseyi kendine yaklaştırmama (kaçınma) davranışları görülebilir.
2. Kusurluluk / Utanç Şeması
Klinik Altyapı: Eleştirel, yargılayıcı, kıyaslayan veya reddeden ebeveyn tutumlarıyla büyüyen bireylerde sıklıkla gözlemlenir.
Günlük Hayattaki Yansıması: Kişi içsel olarak özünde bir "kusur" olduğuna ve kendisi tam olarak tanınırsa sevilmeyeceğine inanır. Bu durum ilişkilerde aşırı savunmacı olmaya, gerçek duyguları gizlemeye ya da kendisini sürekli eleştiren/küçümseyen partnerleri seçmesine neden olabilir.
3. Yetersizlik / Başarısızlık Şeması
Klinik Altyapı: Çocuğun özerklik ihtiyacının engellendiği, aşırı koruyucu veya tam tersi beklentisi çok yüksek ebeveyn iklimlerinde gelişir.
Günlük Hayattaki Yansıması: Birey, karar alma süreçlerinde veya ilişki içi sorumluluklarda kendisini sürekli yetersiz hisseder. İlişkide partnerine aşırı bağımlı hale gelebilir ya da kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atarak ilişkide boyun eğici bir rol üstlenebilir.
Terapi Odasında Bu Kalıplar Nasıl Ele Alınır?
Şema Terapi, yalnızca bu düşünce kalıplarını entelektüel düzeyde fark etmeyi hedeflemez. Amaç, şemaların yarattığı duygusal yükü ve bedensel hafızayı terapi odasındaki güvenli ilişki zemininde yeniden işlemektir.
Farkındalık ve Psiko-eğitim: İlişki içindeki tepkilerinizin kaç tanesinin "şu anki gerçeklikle", kaç tanesinin "geçmişin tetiklenmesiyle" ilgili olduğunu ayrıştırmak ilk adımdır.
Yaşantısal Teknikler: İmgemleme (imajinasyon) ve sandalye teknikleri gibi yöntemlerle, geçmişte karşılanmamış duygusal ihtiyaçlar güvenli bir ortamda çalışılır.
Sağlıklı Yetişkin Modunu Güçlendirme: Terapinin nihai amacı, kişinin kendi "Sağlıklı Yetişkin" parçasını güçlendirerek içindeki incinmiş çocuk yanına şefkatle yaklaşabilmesini ve ilişkilerinde daha esnek, işlevsel sınırlar çizebilmesini sağlamaktır.
Kalıplaşmış ilişki döngüleri kaderiniz değildir. Bu örüntüleri fark etmek ve altında yatan duygusal ihtiyaçları anlamlandırmak, daha tatmin edici ve güvenli ilişkiler kurmanın ilk adımıdır.
Yetişkin bireysel terapi süreçlerinde Bilişsel Davranışçı Terapi ve Şema Terapi odaklı yaklaşımım hakkında detaylı bilgi almak veya online randevu oluşturmak için iletişim kanalından ulaşabilirsiniz.

Yorumlar